SON DAKİKA

Evim Güzel Evim

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

04 Şubat 2021 - 22:27 'de eklendi ve 2.197 kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

2

Bayındır Han saatinde Ahlat’ta yoksul bir aileye mensup bir ana ile oğlu yaşarmış. Bu ailenin geçimini, çobanlık yapan oğul sağlarmış. Bir gün Ahlat’ın meydanlık mezarlığı semtinde hayvanlarını yaydıktan sonra süre de öğlen bulunduğundan, yemeğe oturmuştur. Yemeğini yedikten sonra eline aldığı bir küçük ağaç parçasıyla süre geçsin diye toprağı eşmeye başlamıştır. Toprağı eşerken küçük bir delik açılır. Bunu merak eden çoban, deliği genişletmeye başlar. Bir müddet sonra genişleyen delik, kuyu durumunu alır. Kuyudan aşağıya doğru bir merdivenin indiğini gören çoban,korku ve heyecan içersinde merdivenden aşağıya iner. Aşağıya inen çoban kendisini bir salonun içersinde bulur. Salona açılan çoğu odalar ve odaların kapılarının üstünde anahtarlar görür. Anahtarları alıp odaların kapılarını açan çoban, detaylı süs eşyalarıyla altınla dolu bir hazine görür. Hemen dışarıya çıkarak deliğin ağzını kapatır, yeri belli olsun diye bir işaret bırakır. Akşam eve gelen çoban, annesine Bayındır Han’ın kızını istemesini söyler. Hayrete düşen anne oğluna, bu tür bir şeye nasıl cesaret ettiğini söylerse de çoban arzusunda diretir. Sonunda ısrarlar karşısında mecbur kalan anne, Bayındır Han’a giderek kızını oğluna ister. Bu isteğe gülen Bayındır Han işi şakaya dökerek; “benim sarayım gibi bir saray yapar, bir altın mutfak takımı, bir altın kahve takımı, bir altın beşik ve detaylı altından süs eşyalarını getirir, tüm ülkenin çağrı edildiği, kırk davul ve kırk zurnanın çalındığı, kırk gün kırk gece süren bir düğün yapılırsa kızımı oğluna veririm” der. Kadın Bayındır Han’ın bu şartlarını oğluna iletir. Oğlu da koşulsun olarak Bayındır Han’ın isteklerini kabul eder. Kadın oğlunun, ileri sürülen şartları kabul ettiğini Bayındır Han’a bildirir. Daha evvelce şaka yolu ile da olsa söz veren Bayındır Han’da istemeyerek kabul eder. Çoban Bayındır Han’ın tüm isteklerini yerine getirir, düğün yapılır. Bayındır Han bu çobanın büyük bir hazine bulduğuna inandığından, kızından hazinenin konumunu öğrenmesini ister. Evlendikten sonra bayan kocasına bu kadar altını nereden bulduğunu sorduğunda kocası; büyük bir hazine bulduğunu söyler. Kadın hazineyi merak ettiğini, kesinlikle görmek isteğini söyleyince; kocası bayanın gözlerini bağlayarak hazinenin bulunduğu yere götürür. Gözleri açılan bayan hayretler içersinde hazineyi seyretmeye başlar. Bu arada dışarıdan birtakım seslerin yaklaştığını duyan bayan, kocasına bu seslerin nereden yaklaştığını sorar. Kocası da; “Bu sesler su içmeye giden babanın atlarının sesidir.” der. Çoban, karısının gözlerini yine bağlayarak eve getirir. Kadın da olup bitenleri babasına anlatır. Sonunda Bayındır Han damadını saraya çağrı ederek hazinenin varbulunduğu yeri söylemesini ister. Damat gelmeden evvelce cellat kafasını çağırarak; damadı korkutmasını, kafasını taşa bırakarak keser gibi yapmasını bildirir. Bayındır Han’ın tüm ısrarlarına karşın damat hazinenin konumunu söylemez. Sonunda sinirlenen Han, daha evvelce cellat başıyla anlaştığı gibi damadın kafasını kesmesini ister. Emri hatalı anlayan cellat başı, aslında damadın kafasını keser. Olaya çok üzülen Bayındır Han, cellat kafasının kafasını kestirir. Gerek atların su içmeye gittiği yön ve gerekse kızının anlattıklarından hazinenin Mal Han adlı hanın yakınlarında bulunduğu ön görü edilir. Tüm aramalara karşın hazinenin yeri bulunamaz. O günden sonra Malhan hazinesi dilden dile dolaşılır. Halen Ahlat’ta bu hazinenin varlığına inanılmaktadır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA