Evim Güzel Evim http://evimguzelevim.net Ev Dekorasyonu Modelleri, Fikirleri ve Önerileri Sun, 08 Sep 2019 20:41:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.2.3 http://evimguzelevim.net/wp-content/uploads/2018/09/cropped-LOGO-1-32x32.jpg Evim Güzel Evim http://evimguzelevim.net 32 32 Bioenerji jel: Bio enerji jel hakkında http://evimguzelevim.net/bioenerji-jel-bio-enerji-jel-hakkinda/ http://evimguzelevim.net/bioenerji-jel-bio-enerji-jel-hakkinda/#respond Fri, 13 Sep 2019 05:38:53 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17779 Bio enerji jel: Romatizma Jeli
Romatizmal hastalıklar ülkemizde sıkça görülen ağrı sorunlarından biridir. Romatizma hastaları kas ve eklem bölgelerindeki dayanılmaz acılarla, mücadele etmektedir. Bu hastalar çeşitli jel ve kremler yardımıyla, romatizmal ağrılarını dindirmeye çalışmaktadır. Bazı hastalar ise bitkisel formüllerle hastalığın yol açtığı ağrıları en aza indirgemektedir. Biz de  Prof. Dr. Ahmet Maranki’ nin yeni bitkisel, kozmik ürünü Bio Enerji Jel romatizma jeli hakkında sizlere detaylı bilgiler vereceğiz.

İşte Ahmet Maranki bioenerji jel hakkında bilgi:

Bio enerji jel nelere iyi gelir?
Bu jel romatizma ağrılarını dindirmekle kalmaz. Bunun yanında vücudunuzda oluşan tutulmalarda, kireçlenmelerde, kaslarınızdaki kasılmaları gidermekte ve yorgunluğu dindirmektedir. Bunun yanında bu jel, stres yoğunluğunuzu azaltır.
Bio enerji jelin içeriğinde neler var?
Ahmet Maranki’ nin mucize formülünün içeriğinde, biberiye, susam, kekik ve kayısı yağları gibi tamamen doğal yağlar bulunuyor. Bu yağların yanında kil de doğal jelin içeriğinde yer alıyor.

Bio enerji jel Kullanım Şekli?

Bu jeli, diğer romatizma jelleri gibi ağrıyan bölgenize, nüfus ettirecek şekilde ince tabakalar halinde sürmeniz öneriliyor.
Bio enerji jelin kullanım süresi ne kadardır?
Kullanmaya ilk başladığınızda 21 gün boyunca bu jeli ağrıyan bölgelerinize masaj yoluyla yedirerek sürmeniz öneriliyor. Daha sonra 20 gün ara verip tekrar sürmeye başlamanız Ahmet Maranki tarafından tavsiye ediliyor.

]]>
http://evimguzelevim.net/bioenerji-jel-bio-enerji-jel-hakkinda/feed/ 0
Alkali Su Nedir? Hangi Sular Alkalidir? http://evimguzelevim.net/alkali-su-nedir-hangi-sular-alkalidir/ http://evimguzelevim.net/alkali-su-nedir-hangi-sular-alkalidir/#respond Wed, 11 Sep 2019 05:35:36 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17776 Alkali Su Ne Demek?

Suyun içeriğindeki hidrosit iyonların suyun asidik ve alkanitik olmasını belirler. PH derecesi 7 den düşük olan sulara asidik su, PH derecesi 7 olan sular nötr, PH derecesi 7’ den yüksek olan sular ise alkali sudur. İnsan vücudunun da PH derecesi de 7.4 dür.
Buna göre bir insanın sağlıklı bir yaşam sürmesi için de içtiği suyun PH derecesi en az 7 olmalıdır.
7,4 ile 8 PH derecesine sahip sular insan vücudu için makul sayılmaktadır.

Bu sular, içerdiği mineraller sayesinde insan vücuduna daha çok uyum sağlar ve hastalıklardan korunmamıza yardımcı olur.
Yazımızda belirttiğimiz gibi insan vücudunun kesinlikle alkali olması gerekiyor.
Aldığımız gıdalar ve içtiğimiz bazı sular insan vücudunu alkali yapacağına asidik bir yapıya getirmektedir. Hastalıkların oluşmasında başrol oyuncusu olan mikroplar ise asidik ortamda daha çok yayılıp daha çok vücuda zarar vermektedir.

Bu yüzden içtiğimiz suların alkali olması, sağlığımız için çok önemli bir faktördür.

Yazımızın sonunda ise, bazı hazır suların PH derecelerini sizinle paylaşmak istiyorum:

Alkali Su Markaları:

Aytaç Su: 7.8
Saka: 8.1
Pınar : 8.0
Hayat Sakarya: 7.8
Erikli: 7.25
Hayat su Adana: 7.48
Asidik Sular:
Pınar madran: 6.9
Nestle: 6.8
Turkuaz: 6.76
Özkaynak:6.65
Sırma:6.60
Sultan: 6.60
Danone akmina doğal maden suyu: 6.3

]]>
http://evimguzelevim.net/alkali-su-nedir-hangi-sular-alkalidir/feed/ 0
Kan Tahlili HGB HGB Değeri Nedir ? http://evimguzelevim.net/kan-tahlili-hgb-hgb-degeri-nedir/ http://evimguzelevim.net/kan-tahlili-hgb-hgb-degeri-nedir/#respond Sun, 08 Sep 2019 20:34:58 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17773 Hgb çok düşük, hgb çok yüksek, hgb düşükse ne olur, hgb ne demek, hgb nedir, hgb yüksek yorum, hgb yüksekse ne olur

HGB Kan Tahlili: HGB nedir?

Birçok insan kan tahlili sonucunu aldıktan sonra, sonuç kağıdında yazan kısaltmaların ne anlama geldiğini merak eder durur. Bugün sizlerle kan tahlillerindeki HGB kısaltmasının ne anlama geldiğini açıklayacağız.

HGB, hemoglobin demektir. Kan tahlillerinde yazan HGB kanımızdaki hemoglobin oranının yüksek mi yoksa düşük mü olduğunu belirtir.
HGB ne işe yarar?
Hemoglobinler, kanımızın içinde var olan taşıyıcılardır. Daha da somutlaştıracak olursak kanımızdaki hamallardır. Akciğerlerimizdeki oksijenleri dokulara taşıyan, HGB dokulardaki karbondioksiti de atılmak üzere taşır. Hemoglobinler dokularla akciğer arasında getir götür işlerine bakarlar.

Kan tahlili sonucunda HGB değeriniz, normal aralığın altında ise, anemi olma riskiniz var demektir. Eğer HGB değeriniz normalin üzerinde ise polisitemi gibi bir sorunla baş başa kalmışsınız demektir.

]]>
http://evimguzelevim.net/kan-tahlili-hgb-hgb-degeri-nedir/feed/ 0
Prostat İçin Bitkisel Formül: Ahmet Maranki http://evimguzelevim.net/prostat-icin-bitkisel-formul-ahmet-maranki/ http://evimguzelevim.net/prostat-icin-bitkisel-formul-ahmet-maranki/#respond Mon, 29 Jul 2019 06:38:10 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17768 Prostat, Erkeklerde, 50 yaşından sonra görülen bir hastalıktır.
Özellikle geceleri sık sık idrara çıkma, idrarın ağrılı ve sızılı olması, idrarın damla damla akması gibi belirtileri vardır.

Her gün 1-2 fincan adaçayı tüketmek, mısır püskülü, yeşil çay, anason ve zerdeçal’dan oluşan karışımdan çay yapmak prostat için yararlıdır.
Yine her gün 1 çorba kaşığı keten tohumu ya da yağı tüketmek, meyankökünü çiğnemek, bol biberiye, derotu, zerdeçal ve maydanoz yemek ve bol su içmek prostat sağlığı için çok önemlidir.

Ahmet Maranki’ den Prostat için bitkisel formüller:

** 10 gram hazanfel, 10 gram kereviz yaprağı ya da tohumu ayrı ayrı 1 litre suda 10 dakika kaynatılır. 30 dakika demlenip, sabah akşam tok karnına birer su bardağı ayrı ayrı içilir. bu terkibin içilmesine 1 ay devam edilmelidir.
** 250 gram brokoli bitkisi 1 kilo suda 4 dakika kaynatılır. Günde bir kaç bardak içilir.
** 8 litre kaynar su içerisine 500 gram sarı kantaron konur. 40 dakika kaynatılığ süzülür. Dolapta muhafaza edilen karışımdan, sabah, öğle, akşam yemeklerinden 1 saat önce 1′ er bardak içilir.
** At kestanesi, tam açılmamış servi kozalağı, mazı yaprağı, ardıç tohumu, ökse yaprağı, ayrık otu ve maydonoz gibi bitkilerin çayları günde 3-4 bardak içilir.
** Kocayemiş yaprağı, funda yaprağı, mazı yaprağı az miktarda ardıç tohumu karıştırılıp çay gibi demlenir. Günde 3-4 bardak içilir.
** kenevir, kereviz tohumuyla beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak macun yapılıp yenir.
** 1 bardak kaynar suya, 20 gram funda konur., 10 dakika bekletilip günde 2-3 kez içilir.

Kaynak:
Prof. Dr. Ahmet Maranki

]]>
http://evimguzelevim.net/prostat-icin-bitkisel-formul-ahmet-maranki/feed/ 0
Makattan Kan Gelmesi: Bağırsak Kanamaları http://evimguzelevim.net/makattan-kan-gelmesi-bagirsak-kanamalari/ http://evimguzelevim.net/makattan-kan-gelmesi-bagirsak-kanamalari/#respond Wed, 24 Jul 2019 21:37:52 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17765 Anüsümden kan geliyor, makatım kanıyor neden, makattan kan geliyor neden, makattan kan gelmesi, makattan neden kan gelir gib sorularını varsa okuyun.

Makattan kan gelmesi başlı başına incelenmesi gereken geniş çaplı bir konudur. İlk olarak bilmemiz gereken konu kan nereden geliyor? Eğer kan tuvalet kağıdında açık kırmızı renkli ve küçük bir noktada ise büyük ihtimal dış derinizde kanama vardır. Böyle durumlarda korkmanıza gerek yoktur.
bağırsak kanamaları

Eğer makatınız içeriden kanıyorsa o zaman durum farklıdır. Yaş ve kanın şekli gibi faktörleri göz önünde bulundurmanız gerekebilir. Yaşlılarda kalın bağırsak kanseri (kolon kanseri) düşünülebilir. Böyle durumlarda yapmanız gereken tek şey doktora gitmektir.

Doktor rektal tuşe ve kolonoskop cihazı yardımıyla soruna tanı koyabilmektedir.
Yaş olarak daha genç insanlarda ise genellikle makat kanamaları ülseratif kolit ve chone hastalığı sonucunda gerçekleşmektedir. Bunun dışında kalın bağırsak kanaması da olabilir. Kalın bağırsak kanamaları bazen travmalara bağlı olarak gerçekleşir.

Eğer dışkınız çok pis kokuyor, koyu kırmızı ya da siyaha yakın bir renk ise, ince bağırsak kanamaları düşünülebilir. Bu durumlarda tansiyon düşüklüğü, ayağa kalkarken baş dönmesi ve kaybedilen kanın miktarını belirlemekte fayda vardır.

Eğer bağırsağınızda kanama oluyorsa, makattan kan geliyorsa bu durum hiç hafife alınacak bir durum değildir. Bu sorunu önemsizdir deyip geçiştirmeyin. Hemen bir genel cerrahi uzmana doktora görünün.
Sağlıklı Günler.

]]>
http://evimguzelevim.net/makattan-kan-gelmesi-bagirsak-kanamalari/feed/ 0
Tek Hücreli Canlılar Hakkında Bilgi http://evimguzelevim.net/tek-hucreli-canlilar-hakkinda-bilgi/ http://evimguzelevim.net/tek-hucreli-canlilar-hakkinda-bilgi/#respond Thu, 13 Jun 2019 07:33:59 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17757 Tek hücreli Canlılar Nelerdir?

Özellikle ortaokuldaki fen ve teknoloji ve lisede biyoloji dersinde hepimiz amip, terliksi hayvan gibi tek hücreli canlıları (hayvanları) duymuşuzdur.
Bu yazımızda da siz değerli öğrencilerimizle, tek hücreli canlıların hangileri olduğunu, tek hücreli canlıların özelliklerini, tek hücreli canlıların nerelerde yaşadığını paylaşacağız.

İlk olarak tek hücreliler ne demek?

Sadece bir tane hücreden oluşmuş canlılar tek hücreli canlılardır. Bu canlıların bütün yaşamsal faaliyetleri ( solunum, boşaltım, üreme) tek bir hücrede toplanır. Bu tek hücreli varlıklar özellikle nemli ve sulu ortamlarda yaşayan canlılardır.

İşte tek hücreli canlılar:

Kökbacaklı tek hücreliler:
Amip ve Özellikleri:
Bu tek hücreli hayvanın belli bir şekli yoktur.
Eşeysiz bölünüp çoğalır,
Beslenme ve hareket gibi özelliklerini yalancı ayaklarla sağlar.

Kamçılı hayvanlar (Öglena)
İlk bakışta adına bakarak, bu canlının hayvan olduğunu çıkarabiliriz. Ancak öyle değildir.
Kloroplastları olup fotosentez yaparlar.
Kamçılarıyla yüzerek hareket ederler.
Eşeysiz olarak, bölünüp çoğalan canlılardır.
Hem bitki hem de hayvan özelliği taşırlar.

Sporlu Canlılar: Sıtma Plazmodyumu:
Parazit bir canlıdır.
Hareket etmelerini sağlayacak organları yoktur.
Sporla çoğalırlar.
Sivrisineklerin tükürük bezinde yaşarlar. Sıtma hastalığına yol açan sıtma plazmodyumudur.

Haşlamalılar: Terliksi Hayvan
Hareketlerini ince tüyleriyle yaparlar.
Eşeysiz olarak, bölünüp çoğalan canlılardır.
Besinlerini ağızlarından alırlar.
Boşaltımları kofullarla gerçekleşir.
En gelişmiş bir hücreli canlılardır.

]]>
http://evimguzelevim.net/tek-hucreli-canlilar-hakkinda-bilgi/feed/ 0
Down Sendromu Nasıl Oluşur? http://evimguzelevim.net/down-sendromu-nasil-olusur/ http://evimguzelevim.net/down-sendromu-nasil-olusur/#respond Tue, 11 Jun 2019 07:20:55 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17753 Down Sendromu Nedir?

Bilindiği gibi insan hücresi 46 kromozondan oluşur. Bu kromozomun 23’ü anneden, 23’ü babadan gelir.
Döllenmiş yumurtanın ilk hücresi işte 46 kromozomdur.

Buraya kadar normal. Ama bilinmeyen bazı sebeplerden dolayı sperm veya yumurta bazen 24 kromozoma sahip olur.

Bu durumda 46 yerine 47 kromozumla zigot bölünmeye-büyümeye başlarsa down sendromu denilen fiziksel ve zihinsel
farklılıklar-sapmalara yolaçar.

Unutulmamalı bu durum ne annenin ne de babanın eksikliği veya hatası değildir. Yaklaşık 600 bebektan birisi bu durumda doğar. Her toplumda görülür.

Down sendromu olabilecek bazı belirtiler:

1. Göz kapağının üstünde epicantus derisi vardır.
2. Burun köprüsü oluşmamış küçük basık bir burun.
3. Diğer çocuklara nazaran küçük baş çevresi.
4. Ağız küçük, kulaklar küçük.
5. Dil sarkması. Ağzın dışında tutma. (Ağız küçük olduğundan.)
6. El küçük parmağının içeri kıvrık durması.
7. Reflekslerin çok yavaş olması.
8. Kaslarının çok gevşek olması.
9. Ayak başparmağı ile yanındaki parmak arasındaki belirgin çizgi.

Not. Bu belirtilerin hepsi birden görünmeyebilir. Buraya fikir vermek için yazıldı. Eğitim şart. Herhangi bir şüphede doktora Başvurulmalı.

]]>
http://evimguzelevim.net/down-sendromu-nasil-olusur/feed/ 0
Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Nasıl Sağlanır? http://evimguzelevim.net/cocuklarda-tuvalet-egitimi-nasil-saglanir/ http://evimguzelevim.net/cocuklarda-tuvalet-egitimi-nasil-saglanir/#respond Sun, 02 Jun 2019 05:45:42 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17748 Yaşları 12 ile 36 aylık çocukları olan annelerin büyük sıkıntısı. Çocuğun artık tuvalete alıştırılıp, bebek bezinden kurtulma, alt silme yükünden kurtulma zamanı. Çocuklar içinde büyük bir değişimdir aslında.

Her çocuk bu dönemde değişik tepkiler verir. Kimi çocuk girdiği tuvaletten korkar, kimi oturmakta zorlanır, kimi kakasını görünce vücudundan parça koptuğunu düşünüp panikler, kimi tuvalete girmemek için günlerce kakasını tutar, kimisi de sadece tembelliğinden beze yapmak daha rahat olduğu için tercihini değiştirmek istemez.

Bu dönem , ebeveynler için bolca sabır göstermeleri gereken bir dönemdir. Çocuğunuzun bir an önce tuvalete alışmasını istiyorsanız yapmanız gerekenler çok basit.
Çocuğu tuvalete bırakıp gitmeyin, yanında kalıp uygun oturuş pozisyonunu öğrenene kadar destek verin.
Bunu kendinize bir yük, sıkıcı bir iş gibi görmeyin, Çocuğunuzla baş başa kaldığınız özel bir an gibi düşünün.

Kesinlikle bağırıp azarlamayın, suçluluk duygusunu vermeyin.
Çocuğunuz altına kaçırmışsa azarlamadan yine de onu tuvalete götürün.
Çocuğunuza kendi sağlığı için bunu öğrenmesi gerektiğini anlatmaya çalışın uygun bir dille.

İlk zamanlar sık sık çişini sorun.
Gerekirse onun sevdiği çizgi film kahramanları veya resimlerden tuvalete asabilirsiniz.

]]>
http://evimguzelevim.net/cocuklarda-tuvalet-egitimi-nasil-saglanir/feed/ 0
Bel Fıtığı Nedir? Bel Fıtığı Neden Olur? http://evimguzelevim.net/bel-fitigi-nedir-bel-fitigi-neden-olur/ http://evimguzelevim.net/bel-fitigi-nedir-bel-fitigi-neden-olur/#respond Fri, 31 May 2019 09:40:32 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17743 Bel fıtığı günümüzde en çok rastlanan sağlık problemlerinden birisidir.

Bu yazımızda sizlerle bel fıtığının ne olduğunu, bel fıtığının neden olduğunu, bel fıtığına nelerin iyi geldiğini paylaşacağız.
Bel fıtığına yakalanmış bir hastanın hayatı artık eskisi gibi değildir.

Genelde orta yaşlarda görülse de bu rahatsızlığa her yaşta yakalanabilirsiniz.Çektirdiği dayanılmaz acılarla adı bel fıtığı olan bu hastalık nedir? Neden oluşur?

Bel fıtığı; Belimizde vücudu ayakta tutan beş tane omur kemiği ve bu kemiklerin arasında disk adı verilen kıkırdaklar vardır, bu kıkırdakların içi de jöleye benzer bir sıvı bulunur. Vücuda ağır yük bindiğinde, ani ve ters hareketlerde bulunma düşme, çeşitli kazalar disk içindeki jöleye benzeyen bu sıvının dışarı çıkmasına neden olur.

Dışarı çıkan bu sıvının omuriliğe ve sinirlere baskı yapmasına Bel Fıtığı denir. Bel fıtığı kuyruk sokumu ile onun bir üstündeki omur arasındadır.
Ön ısınma hareketleri yapmadan, bilinçsizce spor, futbol, güreş, halter, basketbol ve savunma sporlarını yapmak; aşırı stres yorgunluk kasların aşırı gerilmesine neden olur bu da bel fıtığına neden olabilir. Ayrıca aksırma, ıkınma ve hapşırma gibi basit sebeplerden dolayı da ortaya çıkabilir.
Bel fıtığının en önemli belirtileri bel ve bacaklara vuran ağrılardır.

Bacaklarda uyuşma, karıncalanma, hastalık ilerlemişse bacaklarda kuvvet kaybı el ve ayaklarda duyu kaybı, idrarını tutamama şeklinde görülebilir.

Bel fıtığının ağrısı çok şiddetli ve yakıcı bir ağrıdır. Hastalığın çok ilerlemiş evrelerinde felç öncesi durumlar,bacaklarda hissizleşme de görülebilir.

]]>
http://evimguzelevim.net/bel-fitigi-nedir-bel-fitigi-neden-olur/feed/ 0
Okul Korkusu, Okul Fobisi, Okuldan Kaçma Üzerine http://evimguzelevim.net/okul-korkusu-okul-fobisi-okuldan-kacma-uzerine/ http://evimguzelevim.net/okul-korkusu-okul-fobisi-okuldan-kacma-uzerine/#respond Tue, 14 May 2019 18:59:38 +0000 http://evimguzelevim.net/?p=17733 Fobi ; herhangi bir şeye karşı duyulan şiddetli korku anlamına gelir. Hayvanlara, karanlığa, kapalı alanlara, hastalıklara, doktorlara…. Ve okula karşı.
Fobi , üstesinden gelemediğimiz varlık yada olgulara karşı duyduğumuz korkunun maksimum halidir. Korkularımızın çoğu çocukluk öneminde yerleşir. çocuk eğitiminde maalesef toplumca yaptığımız yanlışlardan biride çocuğu uslandırmanın en iyi yöntemi onu korkutmakla olduğunu düşünür ve öyle davranırız. Çocuk daha okula başlamadan aldığı eğitimler hep korku üstünedir.

Haylaz çocuk, yaramaz çocuk, şımarık çocuk, inatçı çocuk, akılsız çocuk, akıllı çocuk .. gibi nitelendirmeleri hiç düşünmeden yapıştırıveririz çocuklara. İşin en tuhaf yanı da çocukları zapt etmek, sözüm ona onları akıllandırmak için korku faktörü çok kullanılır.

Yerleştirmeye çalıştığımız bu korkuların olan akıllarınında yarısını alıp götürdüğünü hiç düşünmeden. Bu eğitme şekli ebeveynler için en kolay ve zahmetsiz bir yöntemdir.

Akıllı olmasını öğütlediğimiz çocuğa çeşitli korkular aşılayarak, gelişmekte olan yeteneğine ( yani ,sahip olduğu zekasını kullanabilme yeteneği=akıl) ne kadar zarar verdiğini , engel oluşturduğu hiç düşünülmez.

Bu korkuların zamanla şiddetini artırarak fobiye dönüştüğü de hiç hesaba katılmaz. Toplumca yaptığımız yanlışlardan biri de, yetişkinler olarak sohbet ve muhabbetlerimizi yaparken çocukların yanında olup olmadığına hiç dikkat edilmez. Televizyon izlerken seçtiğimiz programın çocuğu ne kadar etkileyebileceği düşünülmez.

Kendi korkularımızı çocukların yanında sürekli dışa vurmak onların korkularını daha da çok besler. Okula başlama yaşına gelmiş bir çocuk, çeşitli türlerden değişik korkular (buna okul fobisi de dahil) edinmiş olarak okula başlar.

Okula başlayan çocukta bu fobi daha okulların açışlının ilk saatlerinde başlar. çocuk bu korkuyu çok yoğun bir şekilde yaşar. Çocuğun yaşadığı bu okul fobisi, tek bir korku değildir asında. Bir korku çeşnisidir adeta. Bu çeşninin içinde; çocuğun anne ve babasından ayrılma korkusu, Evinden odasından her şeyiyle kendine ait, içinde mutlu olduğu dilediği gibi oynadığı mekanından ayrılma korkusu, çocuğun yalnız kalma, ilgisiz kalma korkusu, Kalabalık ve hep yabancıların olduğu bir ortam, üstelik anne ve babası yanında olmayacak,

Daha öncesinde çocuğa aşılanan öğretmen korkusu, okul kuralları (anne, baba yada kardeşlerin bununla ilgili kötü anıları) Bundan sonra artık hep yapması gereken bir görev , okula gelmek çocuk bunu adlandıramaz ve anlamlandıramaz, Anne ve babanın günler öncesinden yaşadıkları heyecanın çocuğa yansıtılmış olması, Çocuğun orada ne yapması gerektiği ile ilgili bir fikrinin olmaması gibi karışık duygu ve korkularla başlar çocuk okula. Bu karışık duygu ve korkular hepsi bir araya gelince okul fobisi oluşur çocukta. Bu korku günler hatta haftalarca sürebilir. Haftalarca süren bu korkuda öğretmeninde sınıf içinde davranışları etkin bir rol oynar.

Bu heyecan ve korku bazen çocukta fiziksel tepkilere de yol açar. Karın ağrısı, mide bulantısı ağlama, iştahsızlık, altına çiş kaçırma, titreme, terleme ve vücut ısısında yükselme gibi rahatsızlıklar görülebilir. Bu şikayetler çocuk okulu benimseyip korkularını yenmeye başladığında kendiliğinden kaybolur gider. Bu sıkıntılı dönem en sağlıklı şekliyle atlatılabilir.

Burada öğretmene büyük pay düşer . Sınıf ortamının korkunç bir yer olmadığını, öğretmenin korkulacak bir öcü olmadığını birlikte güzel zaman harcanan aynı zamanda öğrenmenin güzel yanlarını çocuğa en kısa sürede benimsetmesi gerekir. Anne ve baba okul hakkında hep hoşa giden sözcükler kullandıklarında çocuk bu korkularını en kısa sürede yenmeye başlayacaktır

Okul Fobisi Nedir: Okul Fobisi Hakkında

Okul fobisi tamamen psikolojik bir durumdur. Okula yeni başlayan çocuk, annesinden babasından ayrılmanın verdiği ankisiyete ile çeşitli garip davranışlarda bulunur. Bu davranışlar: Okula gidince ağlama, sınıfta huzursuzluk çıkarma, okulu görünce öğrencinin midesinin bulanması, baş dönmesi gibi psikolojik kökenli davranışlardır.

Peki tüm çocuklarda okul fobisi görülür mü?

Tabi ki hayır. Okul fobisinin görüldüğü çocuklar, annesi babası tarafından yeterince ilgilenilmemiş, ya da annesi ve babasından hiç ayrılmamış çocuklardır. Bu çocukcağızlar genellikle evden dışarı fazla çıkmamıştır.

Çocuk sürekli evde bulunmanın verdiği rahatlıkla dışarı çıkınca büyük bir kaygı yaşar. Okul fobisi yaşayan çocuklar gereğinden fazla duygusaldır ve bu çocukların kaygı düzeyi yüksektir.
Bütün bunların yanında eğer çocuk, daha önceden okul ya da kreş gibi yerlerde olumsuz bir yaşantı geçirmişse okul fobisini şiddetli bir şekilde yaşayabilir.

Peki Okul Fobisi Nasıl ve Ne Zaman Kaybolur?

Okul fobisi çocuğu bütün eğitim öğretim hayatı boyunca etkileyecek bir problem değildir. Çocuk okulda güvende olduğunu hissettiği ve öğretmenini sevmeye başladığı an bu fobik durum yavaş yavaş kaybolur, çocuğun kendine olan güveni yerine gelir ve çocuk ortama tamamen adapte olur.
Okul fobisinin sönmesini sağlama konusunda velilerin de bu konuda yapması gereken şeyler vardır. Veli öğrencilerine okulun güzel yönlerini, okulun faydalarını ve okulda yapabileceği eğlenceli etkinlikleri anlatmalıdır.

]]>
http://evimguzelevim.net/okul-korkusu-okul-fobisi-okuldan-kacma-uzerine/feed/ 0